Sölom Sıvısı

Solucan Sölom Sıvısı

Sölom Sıvısı
Sıvı solucan gübresi ile karıştırılan bir kavram sölom sıvısı. Peki nedir bu sölom sıvısı? Solucan gübresinin diğer organik gübrelerden farklılığını oluşturan özel bir enzimdir. Solucanlar dünyanın var oluş sürecinden beri hayatta kalabilen nasir hayvanlardır. Sölom sıvısı buna etken bir enzimdir.

Solucanlı kompost ise organik atık/artıkları kompostlaştırma işleminin solucanlar tarafından yapılmasıdır. Bu işlemde organik atık/artıklar ortamdaki mikroorganizmalarca fermantasyona uğratılır ve daha sonrasında ise solucanların sindirim sisteminden geçerken hızlandırılmış bir humifikasyon ve detoksifikasyon işlemine tabi tutulur. Solucanların sindirim sisteminde bulunan Sölom Sıvısı inorganik olan tüm maddeleri içeriği ile organik forma dönüştürebilme özelliğe sahiptir.

Tüm dünyada tarımsal üretimde sürdürülebilirlik kavramına vurgu yapan ve organik üretim yöntemlerini teşvik eden yaklaşımların yaygınlaşması sürecinde solucanların, organik atık ve artıkları kısa zamanda yüksek kalitede değerli bir ürüne dönüştürebilme kapasitelerinin anlaşılması, Avrupa ülkeleri, Hindistan ve Amerika’da vermikültür adı verilen yeni bir tarımsal üretim sektörünün doğmasını sağlamıştır. Vermikültür değişik amaçlar için toprak solucanlarının kültürünün yapılması işlemidir.

Solucan bağırsaklarında bulunan diğer enzimler ise şunlardır:
Sellülaz (ve bunun aktivitesi) ve proteolitik. Solucanların tükürük bezlerinden salgılanırlar. Diğer iki enzim ise, kırmızı solucanların bağırsak duvarlarında bulunan proteaz ve amilaz enzimleridirler. Bağırsak duvarında (gut wall) sellülaz ve kitinaz (chitinase) adlı diğer enzimler de salgılanırlar. Ana enzim olarak bahsedilen şey aslında, bağırsaklar içinde ve bağırsaklar tarafından salgılanan ve diğer tüm enzimleri bağlayan kolemik sıvısıdır. Kolemik sıvısı bu bağlama işlevi ile solucan dışkısının doğasında olan topaklanma faktörünü yerine getirir. Bu sıvı aynı zamanda solucanlar tehlike altındayken savunma mekanizması olarak da salgılanırlar ve saldırgan yırtıcılar için tatları pek iğrençtir. Bu sıvı solucanların anüslerinden atılan sarı bir sıvıdır bizler için de bütünüyle zarar vericidir.

Kalsiyum bezleri, yemek borusunun bazı aktivitelerini üstlenen basit kıvrımlar olabilir veya kalsiyum karbonat granüllerince zengin hücrelerle dolu oval veya silindirik kanallar olabilirler. Kalsiyum bezlerinin aktivite düzeyleri türlere bağlıdır ve yılın belli zamanlarında etkin olurlar; kışın küçük kanallara dönüştükleri ve böylece görülmelerinin zor olduğu yılın diğer zamanlarında kalsiyum karbonat ile genişlediği raporlanmıştır.

Aslen kalsiyum bezlerinin kalkerli topraklarda yaşayan ve büyük miktarlarda kalsiyum karbonat (kireçtaşı) sindiren solucanların aşırı kalsiyumu kendilerini korumak için salgılamalarını sağladıkları düşünülür. Buna rağmen solucanlar kalsiyumca zengin topraklarda yaşaması ya da yaşamaması, kalsiyum bezlerinin fonksiyonlarıyla bağlantılı görünmemektedir. Bezlerin büyük miktarlarda karbonik anhidraz enzimini içerdiği görülmektedir. Bu enzim kalsiyum karbonat üretmek için, kalsiyumla reaksiyona soktuğu karbondioksiti bağlar. Karbondioksit solucanların içinde solunumla üretilir ve asidik olduğu için vücut dışına atılmalıdır.

Kalsiyum bezlerinin alındığı deneyler göstermiştir ki, solucanların sölom sıvısında asitlik (PH düşürücü) yükselmiştir. Bu da sonuç olarak kalsiyum bezlerinin asitlik düzenleyici olmakta önemli bir role sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu bezler tarafından salgılanan kalsiyum karbonat, solucanın dışkısıyla beraber atılan kristalleri veya konkresyonları oluşturmak için bol miktarda olabilirler. Belki kışın solucanların solunum oranı düşen ısıdan dolayı azaldığı için bu bezlere fazla ihtiyaç duyulmayabilir.

Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]
(Visited 20 times, 1 visits today)

bunlar da ilginizi çekebilir

Leave a Comment