Toprak yorgunluğu

Toprak yorgunluğu

Toprak yorgunluğu
Toprak yorgunluğu aynı toprakta arka arkaya yetiştirilen bazı kültür bitkilerinin gelişmelerindeki yavaşlama veya değişik nedenler ile toprak verimliliğinin azalması olarak tanımlanmaktadır.

Toprak yorgunluğu, daha çok uzun yıllar aynı toprak üzerinde yetişen çok yıllık bahçe bitkilerinde görülmektedir. Tek yıllık bitkilerin de artarda yetiştirilmeleri durumunda gelişmenin azalması ve hastalık ve zararlı yoğunluğunun artması nedeniyle verim düşüklüğüne rastlanır.

Toprak yorgunluğu durumunda, ağaçların toprak üstü organlarında çok değişik belirtiler görülebilmektedir. Vegetatif gelişmenin azalması ve boğum aralarının kısalması ile bodurluğun oluşması, gövde kalınlığının azalması, yapraklarda rozetleşme ve kök büyümesinin zayıf olması gibi belirtiler buna örnek olarak verilebilir. Toprak yorgunluğunun bir diğer özelliği de gerekli kültürel uygulamalar (sulama, gübreleme, mücadele vb.) gereği gibi uygulandığı halde, bu belirtilerin ortadan kalkmamasıdır.

Toprak yorgunluğu toprak yapısı, toprak işleme hataları ve sulamanın getirdiği sorunlar, bitki besin maddesi noksanlıkları, paraziter orijinli nedenler (nematodlar, bakteriler, toprak mantarları) ve bu parazitlerin birikimi gibi değişik nedenlerden kaynaklanabilmektedir.

Toprak yorgunluğuna neden olabilecek bu etmenlerin yanında,meyve tür ve çeşitlerinin toprak yorgunluğuna karşı gösterdikleri duyarlılık da farklılık göstermektedir. Elma, kiraz, şeftali ve turunçgiller toprak yorgunluğuna karşı çok duyarlı meyve türleri olup buna karşın erik, armut ve çilek daha az duyarlılık göstermektedirler. Kendi kökleri üzerinde yetiştirilen Vitis vinifera L. çeşitleri Amerikan asmalarına göre toprak yorgunluğuna daha az duyarlıdırlar.

Araştırıcılar genel olarak toprak yorgunluğu konusunda üç teori geliştirmişlerdir:

Fakirleşme teorisi
Bu teoriye göre uzun yıllar aynı toprakta aynı bitkilerin yetiştirilmesi ile bu bitkiler topraktan hep aynı tip besin maddelerini almaktadır. Bu durumda, toprak tek yönlü sömürüldüğü için, topraktaki diğer besin maddeleri ile özellikle mikro iz elementleri arasındaki denge bozulmakta ve verim düşmektedir. Örneğin, toprakta bor noksanlığının yorgunluğa neden olduğu belirtilirken, bazı araştırıcılar toprak yorgunluğunun, sadece beslenme noksanlığı ile açıklanamayacağını ileri sürmektedirler.

Toksin teorisi
Toksin teorisine göre; toprakta yaşayan bitkiler tarafından verilen veya toprakta kalan bitki artıklarının mikroorganizmalar aracılığı ile parçalanması sonucu oluşan toksik maddeler toprakta birikmekte, bu da yorgunluğa neden olmaktadır.

Mikroorganizma teorisi
Aynı yerde uzun yıllar aynı bitkinin yetiştirilmesi ile bir kısım mikroorganizmaların gelişmesi uyarılmakta bir kısmının ise engellenmektedir. Bunun sonucunda toprağın biyolojik dengesi bozulmakta, bu da toprak yorgunluğuna neden olmaktadır.

Toprak yorgunluğuna neden olduğu ileri sürülen teorilerin her birbirinin ayrı ayrı gerçek ve haklı yönleri bulunmaktadır. Ancak araştırıcıların daha çok toksin ve mikroorganizma teorileri üzerinde durdukları görülmektedir. Toprak yorgunluğunu ortadan kaldırabilmek için bazı önlemler alınabilir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

a) Toprak yorgunluğu belirtileri görülen bahçelerde yaşlı ağaç ve omcaların sökülmesi, bahçenin birkaç yıl tarla tarımına ayrılarak dinlendirilmesi ve aynı bahçe toprağının 4-5 yıl sonra yeniden kullanılması gerekir.

b) Ekonomik koşullar nedeniyle toprağın hemen kullanılması gerekiyorsa, o zaman aynı parsellere aynı türlerin gelmesinden kaçınmalıdır. Bu tip uygulama tek yıllık sebze türleri için de kullanılabilir. Ekim nöbeti denilen bu uygulamada bitkinin kök derinliği, vejetasyon süresi, topraktan kaldırdığı besin maddesi miktarı gibi faktörler dikkate alınarak farklı familyalara giren türler parsellere yerleştirilebilir. Örneğin domates yetiştirilen yere ertesi yıl aynı familyaya giren biber veya patlıcan yerine kabak, hıyar, fasulye gibi sebze türleri getirilebilir. Böylece toprağın farklı derinliklerindeki besin maddelerinden de yararlanılmış olunur.

c) Fidanlık üretiminde de ekim nöbeti uygulaması yapılarak dört yıl süreyle aynı parselde fidan yetiştiriciliği yapmamak gerekir. Boş kalan parsellerde tarla bitkisi veya uygun sebze türleri yetiştirilebilir.
KAYNAK: Genel Bahçe Bitkileri – Prof.Dr.Atila GÜNAY

Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]
(Visited 111 times, 1 visits today)

bunlar da ilginizi çekebilir

Leave a Comment